Pandemi Günlerinde Dijital Pazarlama Danışmanlığı Nasıl Yapılmalı?

Pandemi süreci işletmelere ve markalara dijitalin gerekliliğini hatırlattı. İşletmesini dijital dünyaya açmayanlar için ise kötü bir sürpriz oldu. Bu işletmeler mecbur kalarak dijital pazarlama danışmanlığı almaya başladı. 

Peki kritik bir süreç olan pandemi günlerinde dijital pazarlama danışmanlığı nasıl olmalı? Markalar ile dijital pazarlama yöneticileri arasında nasıl bir iletişim kurulmalı? 

Pandemi günlerinde dijital pazarlama danışmanlığı sürecinde yapılması gerekenlerden söz ettik. 

Müşteri Odaklı Olmak

Her şeyden önce bugünlerde müşteriyi anlama, marka tarafını iyi analiz edebilme ve empati kurma ihtiyacı normalden daha fazla öne çıkıyor. Kriz döneminde markanın ihtiyaçlarına cevap verebilmek marka sadakatini oluşturuyor. 

Markayı iyi anlamanın yolu da hedef kitleyi iyi analiz edebilmeden geçiyor. Hedef kitle şu sıralar ne yapıyor? Davranışlarında değişiklik oldu mu? Neye eğilim gösteriyorlar? Bu gibi sorulara verilen cevaplarla yeni bir strateji geliştirip duruma adapte olunması gerekiyor. 

Ancak duruma adapte olmak demek durumdan faydalanmak demek anlamına gelmiyor. Krizi faydalanacak fırsat olarak görmek markanın imajına zarar verir. 

Marka İmajını Korumak

Dijital pazarlama danışmanlarının danışmanlık sürecinde unutmaması gereken iki şey var. Biri marka imajını korumak; diğeri de az önce belirttiğimiz gibi krizden faydalanıyor gibi gözükmemek. Bu dengeyi korumak şüphesiz çok zor olabilir. 

Marka imajını korumak kısmını biraz daha açalım. Pandemi süreci aslında bir kriz süreci. Dolayısıyla kriz yönetimi devreye girmek zorunda. Duruma uygun olarak geliştirilen acil eylem planı çerçevesinde hareket edilmeli. Söz konusu acil eylem planının ilk maddelerini durum analizi ve bu duruma dair yapılacakları analiz etmek oluşturuyor. Örneğin şu anki süreç bir hastalık süreci. Markaların bu hastalığın neresinde olduğu tespit edilmeli. Sunduğu hizmetler veya ürünlerin hastalıkla bağlantılı bir yeri olup olmadığı, sürecin neresine adapte edileceğinin analizi yapılmalı. Sonraki adım analizden çıkan neler yapılacağına dair oluşan kararları uygulamaya koymak. Marka imajını korumak da burada bir kilit nokta oluşturuyor. Birkaç ufak soruyla uygulamaya konulacak kararın yerinde olup olmadığı anlaşılabilir. Markanın sunduğu hizmeti kaldırmak ya da duruma adapte etmek marka imajını zedeliyor mu ya da markayı sektörde ayrı bir yere mi taşıyor? Şüphesiz markaya olumlu bir katkısı varsa kararı uygulamaya koymak doğru bir hamle olur. 

Toplumun bütününü ilgilendiren olaylarda markanın aldığı kararlar tüketici davranışlarını belirliyor. Örneğin, pandemi gibi sağlık merkezli bir olayı yok saymak markanın imajına zarar verir. Ama markanın bir hizmetini bu sürece adapte etmek tüketicide iyi bir izlenim oluşturur.